"Egoyu ben yönetirim"

Hemen hemen herkesin sevdiği bir isim o... Ve hayallerini gerçekleştirmiş birisi...

08 Nisan 2012 Pazar, 17:54:53Güncelleme: 17:55:55
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Ziynet Sali Sonra Oku

MEHMET ÇALIŞKAN
GAZETE HABERTURK- HT MAGAZİN

Evcilik oyunlarında bile hep şarkıcı rolünü oynadı. Kendini bildi bileli tüm okullarında solist oldu. Böylece küçük yaşlardan itibaren müziğin peşinden koşmaya başladı. Ziynet Sali, çocukluğunun ilk altı yılını İngiltere’de geçirdikten sonra ailesiyle birlikte Kıbrıs’a taşındı. Lise eğitimini tamamladıktan sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk Sanat Müziği Korosu’nun en genç solisti oldu. Sonraki yıl Türk sanat müziği ve Türk halk müziği dersleri alarak İstanbul Teknik Üniversitesi Konservatuvarı’na hazırlandı. Konservatuvarda eğitimine devam ederken profesyonel sahne çalışmalarına piyano eşliğinde, İngilizce ve Latin şarkılar söyleyerek başladı. 1999’da konservatuvardan dördüncülükle mezun oldu. Ancak atamasının yapılmaması üzerine profesyonel müzik çalışmalarına yöneldi ve müzik sektöründe bugünkü yerini aldı.

SEZEN, KENAN VE SILA DA VAR
Ziynet Sali, yeni albümü ‘Sonsuz Ol’ ile yeniden sevenlerinin karşısında... “Mutluyum, beni dinleyenleri de mutlu edeceğim” diyen Sali’nin albümünde Sezen Aksu’nun ‘Vakit Tamam’, Kenan Doğulu’nun ‘Ruh İkizim’, Sıla’nın da ‘Deli’ adlı şarkıları yer alıyor...

Londra’dan Lefkoşa’ya, oradan da İstanbul’a... Kaderinizin kırılma noktası nerede oldu?
Babam, ben 6 yaşındayken Türk kültürüyle büyüyelim diye Londra’dan Kıbrıs’a geri dönmüş. Ben de konservatuvarı kazanınca İstanbul’a geldim. Kaderimin kırılma noktası nerede oldu ben de bilmiyorum. Eğer İngiltere’den dönmemiş olsaydık da eminim bendeki bu müzik sevdası bana orada da aynı işi yaptırırdı. Şu anda hem eğleniyorum hem de hayatımı kazanıyorum. Ne kadar şükretsem azdır. Pardon pardon, kaderim rahmetli Selahattin İçli’nin beni aramasıyla kırıldı.

Sizi neden aradı?
Bana konservatuvarı kazanamadığım söylenmişti. Ben de Kıbrıs’a dönerek ikinci kez girdiğim sınavlara bir daha girmemeye karar verdim. Oysa kazanmışım. Öğretim görevlisi ve jüri üyesi Selahattin İçli, durumu öğrenip, buradaki akrabalarımdan birini bulup Kıbrıs’taki telefon numaramı alarak beni aradı. Yani, beni aramasaydı bugün ne İstanbul’da olurdum ne de şarkı söylerdim.

Mezun olunca öğretmenlik hakkı kazandınız ama atanmadınız. Atansaydınız ne olurdu?
Atanmış olsaydım, öğretmenlik yapıyor olacaktım. Büyük bir olasılıkla evlenmiş olacaktım. Evli, çocuklu ve mutlu olacaktım.

Şimdi mutlu değil misiniz?
Mutluyum. Sadece lafın gelişi öyle söyledim. Mutsuz olduğumu söylersem, nankörlük yapmış olurum.

Yani güllük gülistanlık bir yaşantınız var öyle mi?
Belki bu işin kuralları manevi olarak yorucu olabilir. En yüksek yıpranma payı olan mesleklerden birinin taksi şoförlüğü diğerinin müzisyenlik olduğunu okumuştum. Gerçekten de öyle, bizim meslek çok yıpratıcı.

Müzisyenlerin yıpranmasının ana kaynağı nedir peki?
Sürekli iyi olmak zorundalığı, sürekli yenilik peşinde koşmak ve içinde bulunduğumuz ortam müzisyenleri fena halde yıpratıyor.

“İçinde bulunduğumuz ortam” derken neyi kast ediyorsunuz?
Egoların çarpışması diyelim. Elbette yaptığımız iş belli ölçüde egolu olmamızı gerektirir ama egoların yönetimi altına girmek felaket. Bende de ego var, ama ben egomun yönetimi altına girmiyorum. Bilakis o egoyu ben yönetiyorum. Bunun yanı sıra bizim sektörde kimse kimsenin yaptığını beğenmiyor. Hep önyargılı, negatif bir yaklaşım içindeler. Bu da oldukça yıpratıcı ve sinir edici.

Her müzisyen aslında yalnız bir insan mıdır?
Hayır, sanmıyorum. Örneğin benim, görüştüğüm meslektaşlarım var.

Hayalinizin neresindesiniz?
Okuldayken hayranı olduğum Sezen'le, Kenan Doğulu’yla, Ozan Çolakoğlu’yla çalışmanın hayallerini kurardım. Şimdi o hayalimi gerçekleştirdim.

Her şarkıcı neden illa Sezen Aksu şarkısı seslendirmek ister?
Sezen Aksu, şarkılarıyla da duruşuyla da söylemleriyle de Türk pop müziğine yön vermiştir. Şampiyonların şampiyonu olmuş bir sanatçıdır. Bu nedenle de her şarkıcı Sezen Aksu şarkısı söyleme hayalini kurar. Gerek kişiliği gerekse şarkıları insanı kendisine çeker. Aslında tam olarak şöyle tanımlayabilirim; Sezen Aksu şarkısı söylemek Everest’e bayrak dikmek gibidir.

Sezen Aksu şarkısının olduğu albümün satışı kolaylaşıyor mu?
Hiçbir şarkıcı Sezen Aksu şarkılarına maddi yönden bakmaz. Aklına bile gelmez. En azından benim gelmedi. Öncelik manevi olarak kazanılandır. Sezen Aksu şarkısı söyleyen bir solist manevi olarak doyuma ulaşır, tatmin olur.

Diğer Haberler
Aç / Kapat