Kan davasından sahnelere!

İlginç bir kişilik Ferman Toprak. 17 senedir sahnelerde. Etiler'de "Gece hayatının fenomeni" olarak lanse edilen Toprak'ın öyküsü de bir hayli ilginç...

23 Nisan 2012 Pazartesi, 12:35:56Güncelleme: 17:07:38
Onaylanmadı Bu haberi favori listenize eklemek için üyelik girişi yapmalısınız. Üye değilseniz tıklayın.
Habertürk'e facebook veya
twitter hesabınızdan hızlı bağlantı yapabileceğiniz gibi e-posta hesabınızla da  yeni üyelik yapabilirsiniz.
Gece hayatının fenomeni Ferman Toprak Sonra Oku

BEGÜM ÇELİKKOL
HABERTURK.COM MAGAZİN SERVİSİ
begumcelikkol@haberturk.com
https://twitter.com/MAGAZINHT

Tam 17 senedir değişmeyen bir alışkanlığı var... Gece yarısını geçtikten sonra saatler 02:00'yi gösterdiğinde alıyor eline mikrofonu ve sabah 06:00'da bırakıyor... Arabesk, pop, rock, İngilizce fark etmiyor. Tam 4 bin tane şarkı biliyor... Sosyetenin önemli isimleri, futbolcular, kulüp başkanları, mankenler, işadamları onu sık sık dinlemeye gidiyor... "Gece hayatının fenomeni" olarak biliniyor. Onun adı Ferman Toprak... Kan davasıyla geçen bir gençlik, İstanbul'da kendisini ispatlamasıyla son bulmuş. Kendisini dinlemeye giden kitlenin yüzde 70'i üniversite öğrencisi. Bu yüzden üniversitede bir teze bile konu olmuş... Çoğu dinlemeye giden onun için şöyle bir yorum yapıyor: Eğer yalnızsanız, Ferman Toprak ilaç gibi gelir...

Gece hayatının fenomeni olarak biliniyorsunuz ama sizi tanımıyoruz. Kimsiniz, kimlerdensiniz?
Babam Adıyaman'ın Bezik, annem Şanlıurfa'nın İzol aşiretinden. Doktor olan babamın tayini Adana'ya çıkınca ben de Adana'da doğmuşum. Ancak doğumumdan iki yıl sonra memlekette toprak meselesi başlamış. Aynı dönemde anneannem, dedem ve üç dayım öldürüldü. Henüz 7 yaşındayken, annemle bindiğim otomobil yaylım ateşine tutuldu. O korkuyu uzun zaman atlatamadım. 12 yaşına kadar kekeme kaldım... Ahmet Türk, teyzemin eşi. Dengir Mir Mehmet Fırat da annemin dayısı. Siyasete yakın bir ailem var ama benim için varsa yoksa müzik.

Kan davası mıydı yani?
Öyle. Kan davasında yıllar içinde tam 27 kişi öldü. Babam, bizi bu davadan uzak tutmak istiyordu. Bu yüzden eğitime yöneldik. Ben de Ankara Üniversitesi Dil, Tarih ve Coğrafya Fakültesi'ni kazandım...

AŞİRET TEPKİ GÖSTERDİ

Bu kadar sıkıntılı bir çocukluk ve gençlik döneminde, eğitim zor olmadı mı? Bir de sanat dünyasına adım atmak fikri nereden geldi sahi?

Eskiden beri en büyük hayalim bir albüm sahibi olmaktı. Bu yüzden üniversiteyi ilk yılımda bıraktım. Babamdan izin aldım. Adana'da 5 daire sattık. 1997'de İstanbul'a geldim ve ilk albümümü hazırladım ama olmadı...

Sonra ne oldu?
Albümde aradığımı bulamayınca Etiler'e gittim. Her gece ziyaret ettiğim sanatçı arkadaşlarım hep beni sahneye çağırırdı. Fakat kulüplerde takıldığım, sahneye çıktığım ailemin de kulağına gitti. Annem ve babam müziği ne kadar sevdiğimi biliyordu fakat haber aşirete gitti ve tepkiler başladı. Ama aldırmadım. İlk önce Beşiktaş'ta Keyifli Meyhane'de çıktım. Müşterilerim en fazla iki- üç masa ediyordu. Orkestramın parasını da cebimden öderdim. Ama gece yarısından sabaha kadar şarkı söylerdim. Sonradan ismim yayılmaya başladı.
 
Aşiret ne dedi bu işe?
Sanatçı olmamı istemiyorlardı. Soyadlarının kötü yöne kullanılmasını istemediler. Ama yılmadım, hedefledim, şimdi de istediğim yerdeyim. Ailemin gücünü arkama aldım. Şimdi beni keyifle takip ediyorlar.
 
5 KİŞİ GELSE GENE DE SAHNEYE ÇIKARIM

Genç kızlar özellikle de sizi çok seviyor. Bunun sırrı nedir?

Sahnede sıcak kanlıyım, samimiyim. Sloganım bellidir. "Ferman Toprak'ın müşterisi yok, dostları var. Bana bir kere gelen de hiç gelmeyen de benim dostumdur". Kibirsiz bir adamım, 17 yıldır yedi gece boyunca sahneye çıkıyorum. Müşteriyi kırmam, 5 kişi de gelseler o gece sahne alırım.

Genelde İbrahim Tatlıses şarkılarına ağırlık veriyorsunuz...
Gurur duyuyorum onun şarkılarını okumaktan. Büyüğümdür, beni çok sever. İnşallah eski sağlığına kavuşur da sahnelerde görürüz. Zaman zaman konuşuruz, hal hatır sorarız birbirimize...

"Müşterim yok, dostlarım var" diyorsunuz. Kim onlar?
Sanatçılar, mankenler, işadamları, sosyetenin önemli isimleri devamlı bana gelir. Ben de onların doğum günlerinde, düğünlerinde ya da özel gecelerinde sahne alırım. Sosyete beni sever. Aziz Yıldırım hep bana gelirdi. En çok "Beyaz Mendil" şarkımı sever.
 
SÜREYYA YALÇIN MÜŞTERİSİ

Sosyeteden kimler var?

Müdavimlerinden biri Süreyya Yalçın. Kardeşimdir. Eski dostumdur. Bir gün beni izlemeye geldi. Benden "Diyarbakır Güzel Bağlar"ı istedi. Süreyya Yalçın, baktık ki halay çekiyor. Birlikte çalıştığımız bir arkadaşım da bana eğilip, "Süreyya Hanım Aman Allah'ım halay çekiyor" dedi. Ben de "Kız zaten Diyarbakırlı. Tabii ki çekecek" dedim. Benim için kim oldukları önemli değil. Demek ki samimi geliyorum ki, rahat davranıyorlar yanımda.

Üniversitede tez konusu bile oldunuz...
Beni dinlemeye gelen kitlenin yüzde 70'i üniversite öğrencisiymiş. Bilgi Üniversitesi'ndeki eğitmenler, "Ferman Toprak'la röportaj yapın, klip çekin" demişler. Derslere bile konu oldum! Bunlar güzel şeyler. 20 genç kız gelip gönüllerince kafa dağıtıp, eğleniyor. Ne güzel işte!

Şafak Sezer'le arkadaşlığınızı bitirmiştiniz...
Şafak bildiğimiz Şafak. Aramızda ufak bir kırgınlık olmuştu ama barıştık. 15 yıllık dostumdur.
 
Gece hayatının fenomeni olarak kimi dinlersiniz?
Halil Sezai hayranıyım. Çok severek dinliyorum. Çok hoşuma gidiyor. Ben de sahnede "İsyan" şarkısını okuduğumda dinleyenler kopuyor!
 
Gece hayatı olunca herkes bir ilginç hallere girebilir. Başınıza ilginç bir olay geldi mi?
Bir gece sahnedeyken eski bir müşterimin geldiğini gördüm. O sırada da müşterim yan masada eski kız arkadaşını gördü ve arka arkaya 300 şişe şampanya patlattırdı kıza hava olsun diye. Ben de daha sonra telefon açıp, "300 şişe şampanya patlatana kadar, parayı bana verseydin orkestrayı alıp kızın evine gider, serenat yapardık" dedim.
 

 


Diğer Haberler
Aç / Kapat